Bazı kelimeler vardır, söylenmeden ağırlaşır. Yıllarca dilin ucunda bekler, ama bir türlü dışarı çıkmaz. Belki korkarsın, belki utanırsın, belki de tam zamanı değildir diye düşünürsün. Ama zaman geçer, o kelimeler içinde taşlaşır. Ve bir gün fark edersin ki, söylemediğin şeyler, söylediklerinden daha çok acıtıyor.
İnsan, çoğu zaman yanlış anlaşılmaktan korkar. Oysa asıl korkulması gereken, hiç anlaşılmamaktır. Çünkü yanlış anlaşılırsan düzeltme şansın vardır; ama hiç anlaşılmazsan, sessizliğin içinde kaybolursun. Ve o sessizlik, zamanla bir hapishaneye dönüşür.
Bir gün birisi gelir, sana “nasılsın?” diye sorar. Sen “iyiyim” dersin, ama içinden bin kelime geçer. Yorgunum, kayboldum, eskisi gibi değilim, artık bilmiyorum… Ama bunların hiçbirini söyleyemezsin. Çünkü karşındaki, cevabı değil, onayı bekler. Ve sen, onaylamayı öğrenmişsindir.
Ahmet Batman’ın dediği gibi, “İnsan bazen kendi içinde yabancılaşır.” Aynaya bakarsın, tanırsın o yüzü; ama arkasındaki ruhu tanıyamazsın. Kim olduğunu bilirsin, ama ne olduğunu unutursun. Ve o unutuş, en sessiz acıdır.
Hayat, sana unutmayı öğretir. Unutmayı değil aslında; hatırlamadan yaşamayı. Çünkü bazı anılar, her hatırlandığında yeniden yaşanır. Ve sen, o acıyı tekrar tekrar çekmemek için unutmuş gibi yaparsın. Ama kalp, hiçbir şeyi unutmaz; sadece saklar.
Bir gün biri gelir, seni dinler. Konuşmadan dinler, yargılamadan anlar. O an fark edersin, bazı insanlar kelimelerle değil, varlıklarıyla iyileştirir. Çünkü bazen ihtiyacın olan, tavsiye değil; sadece orada olmasıdır.
Yalçın der ki: “Unutulan kelimeler, söylenenlerden daha ağırdır.” Çünkü söylenen geçer, ama söylenmeden kalan içinde büyür. Ve bir gün o ağırlık, seni çökertir. İşte o yüzden bazen konuşmak gerekir; korkuya rağmen, utanca rağmen, reddedilme ihtimaline rağmen…
Belki de hayatın en büyük pişmanlığı, yapılanlar değil; yapılmayanlardır. Söylenmemiş sözler, verilmemiş kararlar, atılmamış adımlar… Ve sen, bir gün geriye dönüp bakarken “keşke” dersin. Ama keşke, en acı kelimedir; çünkü geçmişi değiştiremez, sadece bugünü acıtır.
O yüzden söyle. Korksan bile söyle. Yanlış anlasalar bile söyle. Çünkü sessizlik, güvenli değildir; sadece kolaydır. Ve kolay olan, her zaman doğru değildir.

















