Geçmişi çoğu zaman geride bıraktığımız bir dönem olarak düşünürüz. Yaşananlar yaşanmış hayat bizi başka bir noktaya taşımıştır. Ancak psikolojik açıdan baktığımızda bazı yaşantıların üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin etkilerini sürdürdüğünü fark ederiz.
Üstelik bu etkiler her zaman açıkça kendini göstermez. Bazen bir ilişkiye yaklaşımımızda bazen de aldığımız kararlarda ortaya çıkar. Burada belirleyici olan yalnızca neler yaşadığımız değil bu yaşantıların iç dünyamızda nasıl bir iz bıraktığıdır.
Geçmişin bugünkü yaşamımız üzerindeki etkisi özellikle ilişkilerde daha görünür hale gelir. Daha önce terk edilmiş bir kişi yeni bir ilişkide karşısındaki insanın mesafesini olduğundan daha büyük bir tehdit olarak algılar. Burada kişi aslında yalnızca bugünkü ilişkiye tepki vermiyor olabilir. Geçmişte öğrendiği deneyimi bugünkü ilişkinin içinde yeniden yaşamaya çalışıyor olabilir.
Bununla birlikte geçmişte yaşanan her şeyin bugünkü davranışlarımızı belirlediğini söylemek de doğru olmaz. İnsan yalnızca geçmiş deneyimlerinden oluşmaz. Farkındalık ve yeni deneyimler aracılığıyla kendisiyle kurduğu ilişkiyi değiştirebilir.
Bence geçmişle ilgili en önemli ayrımlardan biri burada ortaya çıkıyor diyebilirim.
Geçmişimizi değiştiremeyiz fakat geçmişten öğrendiklerimizi yeniden değerlendirebiliriz.
Özellikle pişmanlıklar söz konusu olduğunda bunu görmek zorlaşabilir. Bugünkü bilgimizle geçmişte verdiğimiz kararları değerlendiririz ve çoğu zaman o gün sahip olmadığımız bilgileri geçmişteki kendimize yükleriz. Oysa geçmişteki kararlarımızı o günün koşulları ve duyguları içinde verdik. Bu nedenle geçmişteki kendimizi yalnızca bugünkü durumumuzla değerlendirmek özeleştiriden çok kendimizi yargılamaktır.
Elbette geçmişte yaptığımız hataların sorumluluğunu almak önemlidir. Ancak sorumluluk almak ile kendimizi sürekli cezalandırmak aynı şey değildir. Bir davranışımızın yanlış olduğunu kabul edebilir bundan bir şey öğrenebilir ve aynı davranışı tekrar etmemek için çaba gösterebiliriz.
Bu nedenle geçmişi bırakmayı unutmak olarak görmüyorum. Geçmişi bırakmak hiç yaşanmamış gibi davranmak değildir. Daha çok yaşananların hayatımızı yalnızca geçmişte yaşadıklarımızın belirlemesine izin vermemektir.
Geçmiş gerçekten geçmişte kalmayabilir. Bazı yaşantılar bizimle birlikte gelir. Ancak onların hayatımızdaki yerini zaman içinde yeniden belirlemek bizim elimizdedir. Belki de geçmişle barışmak onu tamamen geride bırakmaktan çok onunla bugünümüzü belirlemeden yaşayabilmeyi öğrenmektir.
















