İnsan yaşamı boyunca tutunmayı öğrenir. Çocukken düşmemek için bir ele uzanır. İlk adımlarını birinin desteğiyle atar. Güvende hissetmenin yolunu bir şeye tutunmaktan geçtiğini düşünür. Yıllar sonra beden büyür ancak bu refleks kaybolmaz. Sadece yön değiştirir. Artık ilişkilerimize, beklentilerimize ve geçmişimize tutunuruz.
Çünkü zihin belirsizlikten hoşlanmaz. Kesin olmayan çoğu durum insanda kaygı uyandırır. Bu kaygıyı azaltmanın en kolay yolu ise tanıdık olana tutunmaktır. Bazen bu çoktan tükenmiş bir ilişki olur bazen de yıllar önce yaşanmış bir kırgınlık. Acı verse bile bildiğimiz bir gerçek bilmediğimiz bir ihtimalden daha güvenli hissettirir.
Seanslarda sıkça karşılaştığım bir döngü vardır. Danışanlarım çoğu zaman yaşadıkları olayı anlatarak söze başlar. Ancak konuşma derinleştikçe asıl yükün yaşanan olaydan değil o olaya yıllardır tutunmaktan kaynaklandığını fark ederler. Kişiyi tüketen şey çoğu zaman acının kendisi değil onu bırakmamak için verdiği mücadeledir.
Oysa psikolojik sağlamlık her zaman daha fazla mücadele etmekle başlamaz. Bazen iyileşme gerçekle çatışmayı bırakıp onu olduğu haliyle kabul edebildiğimiz anda başlar. Bu noktada psikolojik sağlamlık anlam kazanır. Çünkü iyileşme gerçekle savaşmayı bıraktığımız da değil gerçekle sağlıklı bir ilişki kurabildiğimiz anda başlar.
Kabul etmek vazgeçmek değildir. Kabul etmek gerçekliği çarpıtmadan görebilme olgunluğudur. İnsan ancak değiştiremeyeceğini kabul ettiğinde farkındalığa ulaşır. Tutunmayı bırakmak da bu yüzden psikolojik bir dönüşümdür. Kişinin kendisini tüketen döngülerden çıkması ve yeniden kendisine yönelmesidir.
Elbette bırakmanın ardından bir boşluk hissi doğabilir. Uzun süre taşınan yükler zamanla kimliğin bir parçasıymış gibi gelebilir. Ancak o boşluk yeni bir yaşamın kurulabileceği ilk alandır.
Belki de yaşam bizden her zaman daha güçlü olmamızı beklemiyordur. Belki de bazen yalnızca neyi taşımaya devam edeceğimize neyi geride bırakacağımıza karar vermemizi bekliyordur.
Çünkü insanı özgürleştiren şey her şeye sımsıkı tutunabilmek değildir. Asıl özgürlük artık yük olmaya başlayanla vedalaşabilmektir.
















