Bazı kelimeler vardır, sözlüklerdeki anlamlarından çok daha fazlasını taşırlar. Cumhuriyet de böyledir işte. Bir kelimeye sığdırılmış koca bir milletin varoluş mücadelesidir. Yokluğun, yoksulluğun ve çaresizliğin ortasında filizlenen bir iradenin adıdır.
Düşünüyorum da insan, kendisine sunulan hayatı yaşamakla kendi hayatına yön vermek arasındaki farkı ne kadar kavrayabiliyor? Başkalarının çizdiği sınırlar içerisinde yaşamakla özgür olmak aynı şey midir?
İşte Cumhuriyet, bu sorunun karşısına dikilmiş bir cevaptır.
Bir milletin, “Ben de varım!” deyişidir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bağımsızlık, yalnızca toprakların kurtarılması değildi. Bir milletin kendi kaderine sahip çıkmasıydı. 29 Ekim 1923 ise bu iradenin Cumhuriyet’le taçlandığı gündü.
Peki, Cumhuriyet’i yalnızca kutlamak, ona sahip çıkmak anlamına gelir mi?
Bayraklar asıyoruz, marşlar söylüyoruz, geçmişin kahramanlarını minnetle anıyoruz. Güzel de yapıyoruz. Lakin kendimize sormamız gereken başka sorular yok mu?
Düşünmekten korkan bir toplum ne kadar özgürdür? Sorgulamayan bir nesil, kendisine bırakılan mirası nasıl geliştirebilir? Adaleti yalnızca kendimiz için istediğimizde eşitlikten söz edebilir miyiz?
Velhasıl, Cumhuriyet yalnızca bir yönetim şekli değil, aynı zamanda bir bilinç meselesidir.
Özgürlük, başıboşluk değildir. Hak sahibi olmak, sorumluluktan muaf olmak anlamına gelmez. Cumhuriyet’in kıymetini bilmek, onun sağladığı imkânları akılla, bilimle, eğitimle ve vicdanla geliştirebilmektir.
Ne tuhaf değil mi? İnsan bazen sahip olduğu şeyin değerini, onu kaybetme ihtimaliyle karşılaşınca anlıyor. Oysa özgürlüğün kıymetini anlamak için onu kaybetmek mi gerekiyor?
Cumhuriyet’in yüz üçüncü yılında asıl meselemiz, sadece geçmişle övünmekten ziyade geleceğe ne bırakacağımız olmalı.
Biz bu emanete ne kattık? Daha adil, daha bilinçli, daha özgür bir toplum için ne yaptık?
Çünkü Cumhuriyet, geçmişte kazanılmış ve tamamlanmış bir hikâye değildir. Her neslin yeniden anlamlandırması, koruması ve geliştirmesi gereken bir değerdir.
Unutmayalım ki bağımsızlığı kazanmak büyük bir zaferdir. Ancak o bağımsızlığın hakkını verebilmek, her gün yeniden emek ister.
Cumhuriyet bir günde ilan edildi; fakat Cumhuriyet’e layık bir toplum olmak, bir ömürlük sorumluluktur.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
















