Derler ki,
Herkes kendi yaşadığı hayatı,
Başkasının imrendiği bir hayat sanır.
Kendi acısını saklar,
Başkasının gülüşünü ölçer.
Herkes kendi düşüncesini,
En doğru, en gerçek bilir.
Ama kimse bilmez,
Her doğrunun içinde,
Biraz eksik, biraz kırık bir yan olduğunu.
Belki de insan,
Yaşayamadığı her şeyin,
Başkası tarafından da yaşanmasını istemez.
İçinde kalan ukdelerle,
“Her şeyi yaşa, her şeyi gör” derler…
Oysa bilmezler,
İnsan bazen görmemeyi,
Bazen yaşamamayı da seçer.
Çünkü her deneyim,
Ruha ağır gelen bir yüktür.
Varlığım,
Benim tüm varlığıma armağandır.
Bir nefes gibi,
Bir ışık gibi,
İçimde büyüyen bir anlam gibi…
Yaşam ise,
Kimsenin tam çözemediği bir sırdır.
Kimi zaman karanlıkta saklı bir cevher,
Kimi zaman kalbin derininde,
Bulunmayı bekleyen bir hakikat.
Sözün özü:
Ne yaşarsan yaşa,
Yeter ki gerçekten sen yaşa.
Kendi kalbinle hisset,
Kendi gözlerinle gör,
Kendi yolunda yürü.
Kimsenin senin yerine karar vermesine izin verme.
Ve henüz kendi yoluna bile çıkmamış insanların,
Senin ayakkabılarını giymiş gibi konuşmasına da…
Çünkü yol, yürüyenin olur;
Söz, hissedenin.
Unutma,
Rabbim seni kendi nurundan yarattı.
Sen biriciksin,
Bir benzerin daha yok bu dünyada.
Derler ki

Bu İçeriği Paylaş
Şair
Yorum yapılmamış
Yorum yapılmamış

















