Beton soğuktan donar, insan ise ilgisizlikten…
Beton değildik ama biz de donduk…
İnsan bazen düşünüyor…
Donan tek şey beton mudur?
Hava şartlarının zorlayıcı etkileriyle bakımsız kalan beton donar, çatlar ve zarar görür. Peki ya insanlar? İlgisiz ve sevgisiz kalan insanlar da zamanla donmaz mı?
Bir zamanlar güneşe gülümseyen, toprağı kucaklayan insanlardık. Ne oldu da kimseye güvenemeyen, can kırıkları içerisinde yüzen insanlar olduk?
Bazı ilişkiler bir anda bitmez. Bir tarafın yaptığı küçük bir hamle, ilişkiye gereksiz bir virgül koyar. Sonrasında söylenen her söz, atılan her bakış ve yapılan her hareket, o virgülle bütünleşir. Zamanla da cümleye, yani ilişkiye, bir nokta konulur.
Bir zamanlar dünyayı avuçlarına sereceğin, herkesten daha çok tanıyıp sevdiğin kişi, bir anda yabancıya dönüşür.
İlgisizlik bağırmaz, kırmaz, tartışmaz… Ama aradaki bağları sessizce koparır.
Bir “Nasılsın?”, bir “Buradayım.”, bir “Seni seviyorum.” ya da bir “Özür dilerim.”…
Bunlar yoksa ebedi ayrılıklar başlar. Oysa bu sözler, bir ilişkiyi sürdürmeyi ve onarmayı sağlayan küçük ama etkili detaylardır.
Belki de en acısı, insanın bir yabancının değil; en çok değer verdiği kişinin yanında yalnız hissetmesidir. Çünkü insanı uzaklık değil, ilgisizlik üşütür. Bazen aynı evde, aynı masada, aynı sohbetin içinde bile kendini yapayalnız hissedebilir. İşte o zaman kalpteki soğukluk başlar.
Bazen insanlar sevgisizlikten, bazen ilgisizlikten, bazen de anlaşılmamaktan donar. Fakat gerekli emek verildiğinde, samimiyet yeniden kurulduğunda ve sevgi eksik edilmediğinde eski muhabbetler de yeniden filizlenebilir.
Unutmayalım ki donan her şey bir gün çözülebilir. Çünkü bazı yaralar zamanla değil, değer gördükçe iyileşir. Yeter ki bunun için gerekli sıcaklık ve imkân sağlansın.

















