Saatler gibi hızla geçen günlerin ardından bir Ramazan’ı daha geride bıraktık. Peki sana “oruç devam edebilir” desem? “Nasıl yani, ne orucu?” dediğini duyar gibiyim.
Oruç sadece yılın belli bir ayında, belirli saatlerde yeme içmeyi bırakmak değildir. Elbette bunu bile yapmayan ya da bununla yetinenler var. Ama benim bahsettiğim oruç çok daha farklı: şikâyet orucu.
Peki nedir bu şikâyet orucu?
- Sürekli yakınmamak
- “Neden hep ben?” düşüncesinden uzaklaşmak
- Küçük şeylerden büyük sorunlar çıkarmamak
- Olaylara ve insanlara hemen “kötü” damgası vurmamak
Kısacası, şikâyeti bırakıp yerine olumlu ifadeler koymak ve bunu hayatımıza entegre etmek… Bu oruçta aç kalan mide değil, doymak bilmeyen egodur.
Daha anlaşılır olması için bir günü örnekleyelim: Sabah alarmı duymadın ve geç kaldın. Hızlıca hazırlandın. Tam “her şeyi hallettim” deyip yola çıktın derken bir de üstüne yolda trafik kazası var ve yol tıkalı… Ve sen şikâyet etmeye başladın. Bu iki olayla birlikte bütün günün “oflayarak” geçti. Belki de mutlu olunabilecek bir gün daha çöpe gitti.
Bu örneğe ek olarak:
- Hava şartları
- İnsanların beklentin gibi olmaması
- Planların aksaması
gibi etkenleri de verebiliriz. Bunun yerine o anda sakin kalarak Allah’ın seni neyden koruduğunu hiç düşündün mü? “Bu durumlarda nasıl sakin kalınır?” diyorsun… Haklısın. Ama şikâyet etmek, olumsuzluğa teslim olmak, o günü kendine zehir etmekten başka ne işe yarıyor? Belki de yapman gereken şey, tüm bu olayların arkasındaki hayrı görmeye çalışmaktır.
Şikâyet orucunun amacı:
- Daha huzurlu olmak
- Daha az stres yaşamak
- Şükür duygusunu artırmak
- Hayata karşı daha dengeli bir bakış kazanmak
Bu oruç, diğerine göre çok daha derin bir içsel disiplin gerektirir. Bu yönüyle Ramazan’dan daha zor olduğunu söyleyebilirim. Ramazan’da nasıl ki yeme içmeden uzak durarak bedenimize sabrı öğretiyorsak, şikâyet orucunda da dilimizi ve zihnimizi olumsuzluklardan uzak tutabiliriz. Bu yaklaşım, modern psikolojide “kabul” ve “zihinsel farkındalık” kavramlarına da oldukça yakındır.
Belki sen de ben de şu ana kadar şikâyet etmeye daha yakındık… Ama ben bugün itibarıyla değişmeyi seçiyorum. Olayların arkasındaki hayrı görmeyi deneyeceğim. Seni de bu farkındalığa davet ediyorum.
Gelin, sadece bir günlüğüne deneyelim: “Bugün ne olursa olsun şikâyet etmeyeceğim.” İşte o zaman görünmeyen güzellikleri fark edip, hiçbir yöntemin sağlayamadığı o içsel huzuru yakalayacağımıza inanıyorum. Haydi, başlıyoruz. Seni de bekliyorum…



















