Sen yoktun…
Hatıralar vardı odamın köşelerinde,
Bir sessiz kalp, sessizce seni bekliyordu,
Perdeyi kıpırdatan yüreğimin ayak sesiydi.
Sen yoktun…
Cezvede kalan son telve,
Yarım kalmış bir sohbet gibiydi.
Masanın üzerinde unutulmuş bir gül,
Kurudukça biraz daha ben oluyordu.
Sen kokuyordu.
Sen yoktun…
Takvimler değişiyor,
Mevsimler gelip geçiyordu.
Ama içimdeki o bahar,
Bir türlü yaza varmıyordu.
Sen yoktun…
Sokaklardan geçtim,
Bir gölge aradım kaldırımlarda.
Her yüzü sana benzettim,
Her sesi sen sandım.
Baktım, kendime aldandım.
Sen yoktun…
Hatıralar vardı.
Bir fotoğrafın,
Bir gülüşün,
Bir de içime yerleşen
Derin sessizliğin…
Sen yoktun…
Ama özlemin vardı.
Kapımı çalan her rüzgârda,
Yağan her yağmurda,
İçimi yakan her şarkıda.
Anında anılarda.
Sen yoktun…
Bir limanda bekleyen gemi gibi,
Demir aldım yıllara.
Ne gittim senden,
Ne de varabildim kendime.
Kalakaldım yarımlarda.
Sen yoktun…
Ama hatıralar vardı.
Bir ömre yetecek kadar acı,
Bir şiire sığmayacak kadar hasret,
Ve hâlâ seni bekleyen yorgun bir yürek vardı…
















