İnsanlar aynı sofraya oturduklarında değil, aynı hakikat uğruna can vermeye hazır olduklarında gerçekten birliktedir. Zira gerçek birlik, duyguların değil, imanla yoğrulmuş fikirlerin etrafında kurulur.
Her hissiyat bir araya geliş değildir; her kalabalık direniş değildir; her haykırış hak üzere değildir. Bugün milyonlar, Gazze için gözyaşı döküyor. Evet, bu bir kıymettir. Zulmü yüreğinde hisseden her insanın kalbi az da olsa hâlâ canlıdır. Fakat bu gözyaşları, gür bir nehire dönüşüp zalimi boğmuyorsa, sadece toprağı ıslatır; o da ölen çocukların kanına karışır. Yürekler yanıyor ama yönsüz. Sesler yükseliyor ama hedefsiz. Zulme karşı ayağa kalkan kitlelerin çoğu, neyin uğruna kalktığını bilmiyor.
Çünkü yürekleri harekete geçiren şey iman değilse, o tepki ne kadar yüksek olursa olsun, hakikate yönelmez. Bugün Tevhid için kıyam edenler, yani Filistinliler gibi inancını direnişin önüne koyanlar, çözümü sadece sömürgecilikle hesaplaşmakta değil; aynı zamanda bâtıl sistemlerle, sahte sınırlarla, seküler ideolojilerle topyekûn çatışmakta görüyor. Ama vicdan için kalkanlar, en fazla bir pankart, bir yürüyüş, bir ağıt kadar konuşur. Onlar için çözüm, “barış görüşmeleri”, “iki devletli çözüm”, “uluslararası baskı” gibi, köhnemiş, batının gölgesinden doğmuş hayallerdir. Zira hakikati anlamayan, çözümü de tanıyamaz.
Unutulmasın:
Allah, zaferi ağlayanlara değil; iman eden, salih amel işleyen ve münkeri ortadan kaldırmak için savaşanlara vaat etti. (Bkz: Hac 40-41) Bu bir duygu meselesi değil. Bu bir seçim.
Ya bu ümmetin sancağı altında saf tutarsın, ya da suskun çoğunluk içinde kaybolur gidersin.
Zira Allah’ın nusreti, “insanlık için” kalkanlara değil, “La ilahe illallah” diyerek yola çıkanlara ulaşacaktır. O hâlde susma, ama ağlamakla da yetinme. Filistinlilerin sesine ses ver, sözünü sahiplen, davasına omuz ver.
Çünkü bu ümmetin istikbali, emperyalizmin çizdiği haritalarda değil; Tevhid sancağının gölgesinde yazılacaktır.
Sen sustukça çocuklar ölüyor.
Sen konuşsan bile, hakikati söylemiyorsan, zulüm yerinde duruyor.
Ama sen akideyle konuşur, imanla ayağa kalkarsan…
İşte o zaman gökler harekete geçer.
















