Lades bir oyundur. Bunu hepimiz biliyoruz. Ladese girdiğimiz mevzu ne olursa olsun aklımızdadır.
Niçin? Kazanmak için…
Niçin kendimize söz vererek beynimize hatırlatma sözü verdiğimiz için.
Bazen bir oyunun içinde olmasak da bazı insanlar ve yüzler lades gibi aklımızdadır.
Peki sözleştik mi? Hayır. Bizde bir izi ya da hatırası kaldı. Unutamadık. Unutmaya çalıştık.
Her tam unuttuk derken, bir şarkı, bir yazı, bir yüz tekrar hatırlattı. Aradan zaman geçti, insanlar geçti, olaylar geçti ama zihnimizde yer eden kişi ya da kişiler geçmedi.
Hiçbir şey Lades gibi aklımızda olan kişiyi bize unutturmadı.
Sorgulamaya başladık neden?
Neden onu düşünüyorum? Neden her anı daha dün gibi yaşamış hissediyorum? Ya da neden şu an düşündüğünü merak ediyorum diye…
Oysa şöyle baktığımızda, aklıma sen geldin, beni aradın?
Yaa, dün senden bahsettik, bugün karşılaştık, tesadüfe bak!
Aaa, dün ben de aynı (şarkı, film, olayı) hatırladım, iyi mi? Deriz…
Oysa bizler birbirimize görünmez bir enerjisel bağlarla bağlıyız. Bir kablo gibi düşünün. Ya da bir telefon ya da bilgisayar ağı…
Sen karşı tarafı aramak için tuşlara basıyorsun ve o kişi açıyor telefonu.
Sen bir konuyu öğrenmek istiyorsun, o bilgi senin bilgisayarında dosyalanmış.
İşte birini düşünürken de tıpkı bir telefon gibi o kişinin tuşlarına basıyorsunuz. Ve o kişi de sizi düşünüyor. Sinyal gönderiyor enerjisel bir ağ. Ve zihin bir anda A kişisine ya da A kişisinin düşündüğü olaya yoğunlaşıyor.
Ben duyguların her zaman karşılıklı olduğuna inanırım. Aşkta, nefrette! Siz biri için hangi düşüncenin içerisindeyseniz, o da aynı düşüncededir. Kalpler duygularla hizalanarak dosyaları önünüze sunar.
Hatıra mı bolca… Gülümsemem hızlıca işleniyor. Aşk mı? Uyku modunda dahi aktif.
Lades gibi aklımda…
Bir gün bir danışanım anlatmıştı.
Biriyle ilk karşılaştıklarında tarifi olmayan bir duygu sarmıştı ruhunu. Sebepsiz ağlama isteği oluşmuş, kelimeleri düğümlenmişti. Aradan aylar geçmiş, bir daha karşılaşmamışlar fakat aklında geziniyordu. Ve bir gün bir mesajla iletişime girdiklerinde konu konuyu açmış ve karşı tarafta ilk gördüğü an ağlama isteği ve tarifini edemediği bir hisse kapılmıştı. Oysa birbirlerinden haberleri yoktu.
İşte bu enerjisel bağdı. Ve bunun gibi nice örnekler anlatabilirim. Aklınızı kim meşgul ediyorsa, sizin tuşlarınıza bastığı içindir. Yani kısacası o da sizi düşünüyor. Şimdi diyeceksiniz ki karşılıksız seven insanlar da var. Onlar nasıl oluyor diye. Ben burada da altını çizerek söylüyorum, siz istikrarlı o tuşlara basarsanız bir gün mutlaka enerjisel ağın diğer ucundaki de hissedecek. Neden aklımda? Şimdi durduk yere bu düşünce nerden geldi gibi gibi…
Tabii rastgele tuşlara basarak bahtıma kim çıkarsa derseniz üzgünüm, duygularınız hiçbir zaman adrese ulaşmayacaktır.
Senin de hayatında bir Lades var mı? Öyleyse rahat ol, Lades oyunu iki kişiliktir. Sen de onun aklındasın.
Bu satırlar, hayata ve insan ilişkilerine dair kendi gözlem ve hislerimdir.
Sevgiler.
















