“Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” sözü, William Shakespeare (Vilyım Şekspir)’in en bilinen Hamlet oyununun üçüncü perdesinde Prens Hamlet’in söylediği efsanevi bir anekdottur.
Gerçekten de olmak ya da olmamak mıdır mesele?
Bence de budur!
Olmak nedir?
Ne olabilir anlamların çelişkilerle savaşmış olduğu bu kelime?
Ya da olmamak nedir?
Bir insan var olmayı neye yormalıdır?
İlahi bir boyuttan bakınca iki kavramı da meydana getiren, kuşkusuz bir gücün müsaadesiyle oluşmaktadır. Allah’ın izni olmadıkça hiçbir şeyin meydana gelmeyeceği teslimiyeti, emin olunuz ki bütün korkuları, hevesleri, bekleyişleri, sevinçleri, oluşları ve daha nice var olma gayesini anlamsızlaştıracaktır.
Yelpazeyi genişletip dikkatlice düşündüğümüzde, olmakta olmamakta ikisi de bir manayla ortaya çıkmaktadır. Ol demesiyle. Yani bir güç var ki olduranda oldurmayanda O’dur. Hayatı anlamlı hale getirmek için mücadelelerimizin kapsamını bizlere tanımlatan, mütevazı bir hayatı bizlere yaşamayı öğütleyen, kanaatkâr bir yaşamla örnek olmayı emreden, dayanışma kültürünü toplumlara emreden manalarını kavramamız, kuşkusuz O’nun bizler için olmak ya da olmamak kavramlarını anlamlı hale getirtecektir.
Allah insanı kan ve kemikten, hamurunu da topraktan bir araya getirdi. İnsanın içine de bir balon düşünün, üfleyince şişen ve insanı da ruhundan üfleyip var olmasını bir manaya eriştirdi. İnsansa eşref-i mahlûkat olmasına rağmen hem kişiliğinden hem bedeninden taviz vermeyip bu var oluşu bu dünyada yalnızca kazanma içgüdüsü ile müjdelemeden, insanca olmayı yeğleyip yaşaması, insanın fıtratı için en makul ifade olmaktadır.
Olmak ya da olmamak bütün mesele bu mudur?
Gerçekten de budur.
Çantalarca para, binlerce daire, tabii burada daire deyip kutu evlerden bahsetmemizde ayrı bir felsefik teori tezatlığını ortaya çıkaracaktır; lakin dağıtmadan devam edecek olursak, sadece bu dünyanın geçici hevesleri mi olmak kavramını bizlere sunmaktadır? Veyahut beş parasız, her şeyden geri kalmış, yaşama geç kalmanın da ötesinde, yaşayamamış tabiri de olmamak manasına mı çevrilmelidir?
Adam olmak için önce insan olmak lazım, iman için önce inanmak lazım, kazanmak için önce kanaat, başarmak için önce yorulmak, varmak için koşmak lazım.
İşte, bu olmaktır.
Olabilmektir. Olabilmek bir süreçtir. Korukları düşünelim; önce yazın kavurucu sıcaklarına göğüs germesi gerekmektedir. Daha sonra salkım olacaktır. Bu süreç kanununa göre meydana getirildiğinde çok güzel durumları da meydana getirecektir. Aksi durumlarda da maalesef olumsuzlukları peşine takacaktır.
Peki, hayatı anlamlı hale getiren olmak nedir?
Hayatı anlamlı hale getirmek, en azından benim için huzur ve mütevazı bir hayat içerisinde yaşamaktır.


















