Cennet kimine göre çok pahalı, kimine göre çok ucuz.
Cennet kaç para? Parayla cennet satılır mı Hristiyanlar gibi?
Hani onlar, yani Hristiyan Katolikler, parayla satıyorlar ya, ee, şimdi biz de mi satıyoruz, bilemedim.
Kişisel olarak en sevdiğim yönlerimden birisi çok gözlemci olmamdır. İnsanların sözlerini dinler, yaptıklarını gözlemler, her hareketlerinden ya da sözlerinden kendime pay çıkarır, gerekli dersi alırım. Her insanın yaptığı küçük bir hareketi ya da sarf ettiği bir iki kelime bazen insana öyle şeyler anlatır, öyle dersler verir ki kitaplar onların yanında zerre kalır.
Her insan bir kâinattır, her insan Allah’ın nurundan bir parçadır. Allah insanı yaratırken melekler bile anlayamamış bu yaratılıştaki hikmeti, sadece Yaratan bilmiştir. Bakara Sûresi’nde bu olaydan bahseder. İşte Allah insanı bir sır olarak yaratmıştır. En nadide hazineler insanda bulunur. Kimisi onu çıkarır, diğer insanlarla paylaşır, kimi kendine saklar, bencilce davranır. Bu kâinattaki yaşamın amacını bir insanda bulur, bazen aradığınız tek bir cevap karşınızdaki insanın gözlerinde, yaptığı ufacık bir harekette ya da ağzından çıkan bir iki kelimededir. Arayan o cevabı titizlikle bulacaktır. Hani derler ya, “Aramakla bulunmaz ama bulanlar ancak arayanlardır.” diye, işte o misal.
İnsan aramalı, çabalamalı, emek harcamalı. Hiçbir şey bedavaya olmaz. Ne güzel söylemiş atalarımız:
“Bedava peynir fare kapanında olur.”
Bunun üstüne yine Kur’an’da Allah insanlara, sadece çalıştığının karşılığı vardır, buyuruyor. Yani söyleyeceğim, insan aramalı; hakikati, güzel olanı, iyi olanı, gerçeği, doğruyu,
yaşama amacını, dünyaya niye getirildiğini, bu kutsi görevinin maksadının ne olduğunu, cennet, cehennemi, ahireti…
Velhasıl sorgulamalı ve bu yolda cevabı bulmak için çaba sarf etmeli.
Peki gelelim başlığa. Elli Türk lirasına cennet nasıl alınır? Cennet gerçekten de o kadar ucuz olan bir şey mi?
Benim şahsi fikrim cennet için elli lira bile çok para. Bedavaya bile cenneti alabilirsiniz. Ama elli liranın bir hikâyesi var, beni derinden etkileyen. Bugünlerde önümüze bir video çıkıyor, doğru veya yanlış bilmiyorum artık. Bu yapay zekâ çağında gördüğümüz hiçbir şeye inanamıyoruz ama bunu doğru kabul edersek konu şu:
Videoda yaşlı bir adam, bir meczup, ben onlara dilenci demiyorum çünkü öyle bir şey söylüyor ki dilenci olmadığını bağıra bağıra ilan ediyor, neyse, birilerinin yanından giderken para istiyor galiba ve oradaki bir insan cebinden elli lira çıkarıp yaşlı amcaya veriyor. Yaşlı amca parayı aldıktan bir müddet sonra en güzel duayı yapıyor, tebessüm ederek, ve diyor ki:
“Cennette görüşürüz…”
Bu olaydan birkaç gün sonra habere göre o parayı veren kişi vefat ediyor. Yani elli lirayı amcaya veren kişi.
Burada o videoyu hazırlayan kişinin söylediği cümle benim yüreğime dokundu. Videoyu anlatan kişi diyor ki:
“Adam bir döner parasına, elli liraya cenneti aldı.”
Bu o kadar muazzam bir cümle ki şerh etmeye kelimeler yetmez. Cennet bu kadar ucuz işte. Bir döner parası. Bir su parası. Hatta o kadar da değil. Bedava cennet. Birine küçücük bir yardım yaparsınız, o kişi duası kabul olunan insanlardandır ya, Allah’ın öyle gizli kulları vardır, siz bilmezsiniz, size bir “Allah razı olsun” der, tâ içinden samimiyetle. Allah da sizden razı olur, “Gir cennete.” der, günahlarınızı sevaba tebdil eder. Bedavaya cennete girersiniz. Sizden iyisi yok. Tek bir cümle:
“Allah razı olsun…”
Aslında “Allah razı olsun” duasını almak da bedava sayılmaz, iyilik etmek gerek, bu zaman da unuttuğumuz bir şey. Ama yine de cebinizden para çıkmadan da bu duayı alabilirsiniz. Cennet bedavayken onu pahalılaştırmayın. Dünyada her şeye zam gelir, cennete gelmez. Hâlâ aynı fiyat, kıyamete kadar da zam gelmeyecek. Bence iyi değerlendirmek gerek, değil mi?
Vesselam…
















