Doğaya ait hissetme kuralını duydunuz mu hiç?
5 ses dinle doğada. Kuş sesleri, rüzgarın eşlik ettiği yaprakların hışırtısı, geçen arabanın tekerinin dönme sesi, bir çocuğun anne sesi, ezan sesi.
5 şey hisset teninde. Rüzgarı hisset yüzünde. Güneşi, yağmuru, soğuğu, çayın sıcaklığını elinde ya da dilinde kahvenin tadını.
5 nesneye bak. Bulutlar, ağaçlar, insanlar, böcekler, su. Etrafında her ne varsa.
Bunları deneyimlemek, kendini doğanın bir parçası olarak yorumlamanı sağlar. Sende büyük resmin bir parçası gibi hissedersin o anlarda.
Yürürken bile hızlı olduğunda değil, yavaşladığında hatta ara ara durduğunda, doğanın bir parçası sayılıyorsun. O an oraya ait oluyorsun.
Gittiğimiz yerlerde bolca fotoğraf çekiliriz. Doğal güzellikler, yapay olanlar, beğendiğimiz sevdiğimiz her yerde onlarca fotoğrafımız vardır. Aylar geçer, yıllar geçer. Biz o fotoğrafları saklarız. Bunun bir sebebi de gittiğimiz yerin o anki halinde, ben oradaydım, o an oraya aittim deriz, demek isteriz. Varlığımızın bir kanıtı gibi. Fotoğrafa bakarken bir anlığına o ana gideriz o hislere. Bize o günde, o şehrin, o doğanın bir parçası olduğumuzu hissettirir.
Özel günlerimizde o anı daha da kıymetli hale getirmek için pastalar, süsler yaparız. Tadıyla o güne, o ana aitliğimizin zihnimizdeki her bir kıvrıma hatırlatacak şekilde ayrıntılara önem veririz. Severiz dünyayı, doğayı, hayatı. Sevdiğimiz bu yere de ait olduğumuzu kanıtlamak istercesine yaşarız. Anlatır, dinleriz.
Bu yüzden de kahvenin tadı birinin sesine benzer bazen. Bazen rüzgar sevgili kokusu armağan eder. Bazen çiçekler aşk gibi kokar. Gökyüzünde bir yıldız kahkaha dolu yaz gecesini anımsatır. O kahkaha kulağında belirir. Bir an bulutlar pamuk gibi dokunur, yanağını okşar. Birbirine karışır duygular, dokular, hisler. Güneşin kurutup çatlattığı toprağa bakarken toprağa teslim ettiğin büyüğünü hatırlarsın mesela. Zıplayan bir topun sesi seni çocukluğuna götürebilir. Doğa biraz da seni anlatır sana. Dinlersen baştan sona şarkı gibi, yaşamın kendisi gibi. Resim gibi, sanat gibi, ekmek ve su gibi.
















