Son zamanlarda en çok duyduğum cümlelerden biri şu: “İyiyim.”
Ama biraz durup bakınca, bu kelimenin çoğu zaman gerçeği anlatmadığını fark ediyorum. İnsanlar “iyiyim” diyor ama gözleri başka bir şey söylüyor. Sanki hepimiz görünürde ayakta, içten içe yorgunuz.
Güçlü olmak, uzun zamandır yanlış anlaşılan bir kavram. Birçok kişi için güçlü olmak; üzülmemek, kırılmamak, kimseye ihtiyaç duymamak demek. Oysa insan dediğimiz varlık, tam da bu duygularla anlam kazanıyor. Kırılmadan, üzülmeden, kaygılanmadan yaşamak mümkün değil. Mümkün olsaydı da buna “iyi olmak” denir miydi, emin değilim.
Bugün insanlar duygularını yaşamak yerine onları bastırmayı öğreniyor. “Bunu düşünme”, “Takma kafana”, “Güçlü ol” gibi cümleler iyi niyetli ama çoğu zaman zararlı. Çünkü insan bastırdığı her duyguyu bir şekilde geri yaşar. Belki daha geç, belki daha yoğun, ama mutlaka yaşar.
Asıl mesele şu: Hissettiğin şeyi inkâr etmeden onunla kalabilmek. Bu kolay bir şey değil. Kimseye de kolay olduğunu söylemiyorum. Ama gerçek iyilik hali tam olarak burada başlıyor. İnsan kendine dürüst olduğunda, “Ben şu an iyi değilim” diyebildiğinde aslında ilk adımı atmış oluyor.
Toplumun bize yüklediği bir “güçlü görünme” baskısı var. Herkes bir şeylere yetişmeye çalışıyor. Herkes hayatını kontrol ediyormuş gibi davranıyor. Sosyal medyada her şey yolunda, herkes mutlu, herkes dengeli. Ama gerçek hayat o kadar düzenli değil. İnsan bazen dağılıyor. Bazen hiçbir şey yapmak istemiyor. Bazen de nedenini bile bilmeden içi sıkılıyor.
İşte tam bu noktada kendimize biraz daha insaflı davranmamız gerekiyor. Her duyguyu çözmek zorunda değiliz. Her sorunun cevabını hemen bulmak zorunda da değiliz. Bazen sadece durmak, nefes almak ve o an ne hissediyorsak onu kabul etmek yeterli.
Psikolojik dayanıklılık dediğimiz şey, her şeye rağmen dimdik durmak değildir. Aksine, gerektiğinde eğilebilmek, dinlenebilmek ve yeniden toparlanabilmektir. Kırılmak bir son değil. Çoğu zaman bir fark edişin başlangıcıdır.
Belki de artık kendimize şu soruyu sormalıyız: Gerçekten iyi olmak mı istiyoruz, yoksa sadece iyi görünmek mi? Çünkü bu ikisi aynı şey değil.
İnsan, en çok kendine karşı dürüst olduğunda iyileşir. Ve bazen en büyük güç, “Ben şu an iyi değilim” diyebilmektir.


















