Baharda İstanbul Boğazı’nı da süsleyen ağaç.
Erguvan, baklagiller familyasından, 10 metreye kadar boyu olabilen, yaprak döken bir ağaçtır. Yapraklar karşılıklı ve dairemsidir.
Osmanlılarda dallarından baston yapılır, mutfakta çiçekleri salatalara renk ve lezzet katması için kullanılır, çiçeklerinden şerbet de yapılırdı.
Yaprakları kalp şeklinde olduğu için İspanyolca’da (AŞK AĞACI) denilen erguvan, birçok sanatçıya ilham vermiştir. İlkbaharın habercisi ve asaletin sembolü olan erguvan ağacı, nisan ayı sonu ve mayıs ayının başında çiçekleri ile birkaç haftalığına İstanbul Boğazı’nı da süsler. Yapraklanmadan önce 2-3 hafta çok güzel bir renk şöleni sunar.
Erguvanın ana vatanı Güney Avrupa ve Batı Asya olarak bilinir. Türkiye’de de Ege ve Marmara bölgelerinde çok fazla yetişir.
Birçok mitolojik hikaye ve efsanelere konu olmuştur. Bizans hükümdarları, zenginlik ve güç belirtisi olan Erguvan Morunu kıyafetlerinde kullanırlardı.
Yüzyıllar boyunca Bursa şehrinin de simgesi olan ve Osmanlı Devleti’nin vazgeçilmezlerinden erguvan için 14. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Bursa’da Erguvan Şenlikleri düzenlenmiş; bu gün de Erguvan Bayramı olarak yaşatılmaya çalışılıyor.
Müzisyenlere de ilham veren erguvan, birçok şarkı yazılmasına yol açmıştır. (“Erguvan zamanı gel bana emi” şarkısı da bunlardan biridir.) Selahattin İçli bestelemiş, Melahat Gülses seslendirmiştir.
Yazar Süheyl Ünver, İstanbul Boğazı’nda iki kez gezi yapılmasını önermiştir; biri erguvan zamanı, diğeri kırmızı, sarı, yeşil vs. gibi tüm renklerin olduğu sonbaharda.
Erguvan çiçeği zarafeti ve doğanın yeniden uyanışını simgeler. Hafif ve hoş bir kokusu vardır. Birçok kültürde sadakat, aşk ve yenilenme anlamını taşır.
Hıristiyan inancına göre İsa’ya ihanet eden havarisi Yahuda kendini bu ağaca asmıştır. Bu sebepten önceleri beyaz açan çiçekler utançtan kırmızıya dönüşmüştür. Şimdiki zamanda genel olarak çiçekleri koyu renktir. Çiçeklerin beyaz olanına da az da olsa rastlanılır. Hızlı bir şekilde büyüyen erguvan ağacı, kuraklığa da dayanır, sıcak iklim şartlarına da uyum sağlar.
A.J. Cronin’in edebi anlamda en iyi kitaplarından biri olan Erguvan Ağacı isimli (hatta büyük yazarların da en güzel eserleri arasında yer alabilecek) kitabı vardır ve bir aşk hikayesi değildir. Zor şartlar altında okuyan doktorun sorumluluklarından, üzüntülerinden, hoşuna gitmeyenlerden kaçmasını ve yaptıklarının sonucunun büyük trajedilerle son bulmasını anlattığı kitaptır.
Arılar için kıymetli bir polen kaynağıdır. Havada bulunan azotu bağlar, havayı temizler. Kozmetikte şampuan ve krem olarak kullanılabilir.
Adı Akadca’da (Organnu), Aramice’de (Arguvana), Arapça’da (Ercuvani) olan erguvan, İstanbul’a en çok yakışan ağaçlardan biridir.



















