Maneviyat

Hakkı Tevekkülle Anarken

0

Bir şeyi yazmak ve ifade etmek için harcadığım çabanın karşılığında sizlerdeki gülüşün karşılığını aldığım anda canımı sıkan ne varsa yok oluyor gidiyor. Hayatımıza devam ederken bu karşılığı sizlerden her defasında alıyorum, aynı cümleler içinde okurken sizin manalı manalı bakışınızla beni anladığınızı hissederek gülümsüyorum. Okurken sıkılmayasınız diyerekten fazla lafı dolandırmadan direkt kaleye gol olsun diye şutu çekerken haliyle gol olmadan taca gidiyor top. O zaman da daha vurucu bir kelime seçerek gönül merkezinize doğru bir çiçek atarak gülün kokusuyla kokmanızı istiyorum. Elbette iki üç kelime ile bir şeyi anlatmak pek kolay değil.

Yazdıklarımın satır arasında sizler varsınız gülümsemenizle, yoksa yazmanın ne anlamı olurdu ki? Sizlerin gönül dünyasına adım atarken sıkılmadan yazdığımın da farkındasınız umarım. İddia ettiğim tek şey gülüşleriniz yanaklarınızda hep olsun eksilmesin, bundan iyi kazanç mı olur? Bence en büyük kazanç ve hazine budur. Gönülden gönüle bir dokunuş, “nasılsın” demek, “yardıma ihtiyacın var mı” diye sormak kadar güzel olan başka ne vardır ki? Yoğun gönlün ırmağında akan berrak su ile bir avuç su vermek. Bazen anlamak anlatmak zor olsa da, gönül kapısını açık bırakana anlatmak çok güzel olurken, eksikliğimi tamamlamasına bayılıyorum. Bir dokunuşun verdiği hazzı anlatamam ki! Dokunuşa hissettiklerimin güzelliğini ancak binlerce kelime söz ile anlatabilirim umarım bu da sizi sıkmaz. Cümleler bizi anlatıyor bizimle olunca çiçek bahçelerinde gülleri açtırıyor, ah o güller ki ne kadar güzel kokuyor, güller ki kokusunu Âlemlere Rahmet nur Peygamber’den (s.a.v.) almışlar. Neşenin güzelliği düşünceleri açan güllerin kokusu ile açınca kokusunu kimden aldığını bilince bu neşeden çok hazzın zevkine vararak insanı daha çok sevmeye götürüyor. Yazarken gönüllerinizde açan çiçekleri kokluyorum haberiniz olsun. İçinde gizemden çok gizli kalmayan hoşluğun hoş bakışlarıyla karşılaşıyorum

Yağmur yalnızların, darda kalmışların Hakkı tevekkülle anarken, bir an gönülden insanın derdine koşamamasının neticesinde duydukları ıstırabının sonucunda akan gözyaşlarına eştir. Bir banka oturarak ulaşamayan olmanın sancısını çekerken gönülden akan yaşların gözden akmasıdır tıpkı yağmur gibi… Zamanlama oranı, çizgisi bazen elimizden kaçsa da kavuşamayınca derinden bizi bir köşeye savurunca ayrılıklardan dolayı, gönülden akan iki damla yaşa eşittir, yağan yağmur gibidir iki damla gözyaşı. İhtimaller dâhilinde Rabbim’in yardımıyla bir ihtimal ve olma olasılığı her zaman vardır, tevekkülle insan bunu anlayınca ferahlıyor, Rabbim ferahlatıyor kulunu. Bakarken gönülden hayatın penceresinde umudun Rabbim’in yardımıyla her zaman açan taze kokusuyla durduğunu fark ediyorsun ve bir daha solmadan yerinde duruyor Rabbim’e bin şükürler olsun.

Rotalar değişmeye meyilli olsa da yardım edenin Rabbim olduğunu bilince değişen rotanın da bir anlatısı, mesajı mutlaka vardır diyorsun. Terk etme kendinden önce beni diyen Rabbim’izin mesajını almamak olur mu? Vesselam, selamlarımla.

Mehmet Aluç

İfade Edilmemiş Duygular

Önceki makale

Kötüsün

Sonraki makale

Yazarın Diğer Yazıları

Yorum

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla Maneviyat