Artık yeni yaklaşımların zamanı gelmedi mi? Hani şu mağduriyet ve kahramanlık hikayelerinizden bahsediyorum sosyal medyadaki sahte personalar! Kimse sizin incir çekirdeğini doldurmayacak mağduriyet hikayelerinizle ilgilenmiyor epeydir biliyorsunuz değil mi? Dünyada çok büyük acılar var. Taşıması, katlanılması, dayanılması, atlatılması gerçekten ciddi acılar bunlar. O nedenle kimse sizin kırılan tırnağınızın iyileşme hikayesi ya da kilo vermeyle ilgili öncesi sonrası zırvalarınızla ilgilenmiyor. Bunlar kimseye ilham da vermiyor bilesiniz. Ayağınız taşa mı takıldı? Vah vah! Nasıl da yeniden ayağa kalktınız ama…Bravo! Komik olmayın.
Ben neler yaşadım’la başlayan sonu gelmez zırıltılarınız aslında dünya üzerindeki hemen herkesin her gün yaşayabileceği, karşılaşabileceği ve dahi bizzat deneyimlediği tecrübeler. Benden duymuş olmayın ama özel değilsiniz. Herkes kadar herkes gibi bu dünyanın zorluklarından, acılarından, haksızlık ve adaletsizliklerinden payını almış insancıklarsınız. Bunu böyle ballandıra ballandıra ağdalı sulu göz hikayelerle süslemeniz ve parlatmanız artık gözümüzü boyamıyor. Sade, gerçek, samimi insanlarla ilgileniyoruz. Ve bu insanlar da sosyal medyada değil bizim gündelik hayatımızda mevcut. Sokağımızı her sabah süpüren temizlik görevlisi, çöplerimizi kapımızın önünden toplayan apartman görevlimiz, gün ışımadan ekmeklerimizi fırına veren fırıncılar, sıcak sütlü filtre kahvelerimizi yudumlayabilelim diye sabahın beşinde altısında kalkıp kahve dükkanını açan baristalar, otobüs ve servis şoförleri, hastanelerde şifa dağıtmak için nöbet tutan sağlık personelleri, öğrencilerine ders notu hazırlamaktan gözleri şişen öğretmenler…Gerçek kahramanlar bunlardır tamam mı?
Bilhassa ağlak videolarıyla merhametten etkileşim almaya çalışan zavallı, aciz ilgi meraklılarına sesleniyorum. “Sen neymişsin be abi” şarkı sözlerini hatırlatıyorlar bana. En, en, en, ben, ben ben…Tamam sizsiniz. En büyük, en başarılı, en güzel, en “survivor”, en ilham verici…En mağdur da sizsiniz. Sizin gibi yüce ruhların yanında biz kimiz ki? Siz öyle sanmaya devam edin. Cebinizi milyonların beş on saniyede kaydırıp geçtiği kalitesiz içeriklerinizle doldurmaya devam edin. Bu düzenin de sonu gelecektir elbet. Dünyada nelerin modası geçmedi ki? Bu da geçer 😊


















