Maneviyat

Merhamet

0

İnsan insanın kurdudur.
(Latin Atasözü)

Bizim yerel kültürümüz de ise tam tersi söylenmektedir.

İnsan insanın kurdu değil, İnsan insanın yurdudur.

İnsanı insan kılan yüksek değer yargıları ve kendinden daha büyük bir amaca olan inancıdır.

Dünya tarihi boyunca insanlık alemi sayısız katliamlara savaşlara bitip tükenmek bilmeyen hırs, tamahkarlık, asabiyet kaynaklı sorunlara tanıklık etmiştir. Merhametin önünü tıkayan kin, nefret, hırs nedeniyle dünyada ilk dökülen kardeş kanı Habil ve Kabil’in kanı olmuştur.

Aslında ölen de öldüren de ölmüştür. Öfkenin kazananı yoktur. Biri bedenen biri ruhen ölüdür. Tarih tekerrürden ibaretmiş gibi çok az insan ibret alır geçmişten.

Kardeşlik hassasiyetin de bireylerin azalması, merhametin yanlış aktarılması (merhametten maraz doğar) sonucu yeryüzünde her asırda kardeşlik bozulmuştur.

Merhamet insanın yaratılış kodlarında bulunan ilahi olana açılan penceredir. Çoğu insan merhamet penceresini hırsla kinle nefretle asabiyetle kapatır ve iyiliğe karşı adeta kör sağır ve dilsiz olur. Merhameti diri olanın kalbi yumuşak olur.

Davranışlarda itidalli olmak ani patlamalardan kaçınmak merhametin içimizde diri olmasından kaynaklıdır. Merhamet edilen her canlının mutluluğu merhamet edene anında geri döner..

O halde; “Merhametten maraz doğar sözü” yanlış anlaşılmıştır.

Gücün hakkından yana olan merhamet, güç elden gidince maraz doğurur. Çünkü bireysel güç makam mevkiye odaklıdır.

Hakkın gücünden kaynaklı merhamet Hak’tan alınır yine Hakk’a teslim edilir… Canı yansa da “Allah’ım onları affet, çünkü bilmiyorlar” diyen, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) bu sözü, gözyaşları kalbine akan, her türlü eziyeti gördüğü halde bulunduğu toplumdan dışlanan birinin söyleyeceği, insanın insan olarak en yüce mertebeye çıkmasına büyük örnektir.

Kendinden daha büyük bir amacı olmalı insanın. O zaman kalbi acımıyor. Egosu tavan yapmıyor. İşte o zaman, toplumsal iyilik, kadın erkek ulvi hedefler doğrultusunda insanlar birbirlerine veli yardımcı yurt olmayı gönülden istiyorlar..

Görünmez iplerle canlılar birbirlerine bağlıdır deniyor. Bu denli birbirimize bağlıysak.?

“Her koyun kendi bacağından asılır” sözünü nasıl anlamalıyız.

Bizim kültürümüzde kötülükle mücadele etme yoktur, iyilikle savma vardır. İnsanların pozitif yönlerini güçlendirme vardır. Yerel kültürümüz kardeşlik bağlarını zayıflatacak incitecek söz ve davranışlardan uzak durulması gerektiğini savunur.

Sözlü gelenek yoluyla da (merhamet ailede öğrenilir) gelecek nesillere aktarılması mümkün olur.

Nerede akarsu, orada yeşillik. Nerede kardeşlik, orada merhamet olur.
(Hz. Mevlana)

“İnsanlar (müminler) ancak kardeştir. Öyleyse kardeşler arasını düzelt…” (Hucurat Suresi, 10. Ayet)

İslam aslında inanç temeline dayalı evrensel boyutta kardeşliği tesis eden Tanrı’nın toplumsal projesidir. İnsan diğer canlılar için bir şeyler yaptığında içinde heyecan taşıyorsa insandır.

Canı yanan insan öfkelenir. İntikam almak ister. Günlerce düşünür planlar yapar, öfkesini iyice köpürtür. İçinden yani damarlarından kötülük akar. Hakk’ın gücü merhametini kaybeder. O noktaya gelen insanda ne akıl ne vicdan ne de ilim bilim adalet kalır. Ya akıl hastanesi ya depresyon ya da dört duvar arası bir yaşam…

Zihni özgürleştirmek zihinde oluşan tıkanıklıkları açmanın yollarına vakıf olmak bu son noktaya gelmemek için önemlidir.

Sevgi ve merhamet insanın içinde bir nehirdir. Ne kadar güçlü akarsa, içinde kötülük tutunamaz.
(Hz. Mevlana)

Kısaca insanın kendinden büyük olanla (neye inanıyorsa) işbirliği yapabilme becerisidir merhamet.

Kardeşlik illa kan bağı değildir. İlahi sistem çok basittir… Fazla olan az olana verir.
Eksik tamamlanır.

Doğada hiçbir şey kendisi için yaşamaz. Her şey birbiri için yaşar. Birbiri için yaşamak, doğanın kanunudur. Güneş kendi için doğmaz, toprak kendi için üretmez.

İnsan alma verme dengesini tutturamadığın da şikayete başlar. Kıskançlık, çekememezlik, haset. Bir kök yaprağın arasındaki meyvesini kıskanır mı?

Bu yaşamda, ya kök, ya meyve, ya yaprak, ya toprak olacaksın!. Her canlı bir işin ucundan tutuyor.

Bireysel iyi olma yoktur. Birbiri için dengeli bir yaşama ulaşma vardır. Bir bedende bulunan organlar gibiyizdir..

İnsan elinden gözünden kulağından bıkar mı? İnsan insandan adeta bıkıyor ve kardeş kardeşi görmek istemiyor..

Merhamet faydasız olunca, insan ondan bile bıkar usanır.
(Albert CAMUS)

Kardeşlik bağlarının yeniden canlandırmak zor değil. Biraz cesaret, biraz çaba, öz eleştiri (benim hatam ne). Böylece yaratılış kodlarındaki merhamet açığa çıkarılabilir.

İnsan olmanın önemini gelecek nesillere aktarmak merhameti yaşayarak yaşatarak öğretmek…

Bütün kadim bilgiler, dinler ve öğretiler genelde, ilişkilerinizi kesmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Kin, öfke ve çekememezlik etmeyin..

Kur’an’ın ifadesiyle;

“Ey insanlar, kardeş olun” hitabıyla birlik ve beraberliğe vurgu yapılıyor. Dostluk, muhabbet, samimiyet, dürüstlük, güven üzerine kurulu bir toplum zemini oluşturulması öneriliyor…

Sözler bazen tesirsizdir, etki etmez insana.

Daha iyisini yapmak için yola çıkan insan farkında olmadan Tanrı’ya kafa tutuyor… Ve böylece… Dünya anlamsız ilişkiler yumağıyla boğuşan bir yere dönüşüyor.. İnsan kendi kendinin kurdu oluyor.

Her koyun kendi bacağından asılıyor ama koku her tarafa yayılıyor. Ağlasa bile ağlatmayan merhamete ihtiyaçlıdır dünya.

Merhametin penceresini hırsla kinle nefretle asabiyetle kapatan insan iyiliğe karşı
adeta kör sağır dilsiz oluyor.

Merhameti diri olanın kalbi yumuşaktır. Merhamet itidalli olmaktır. Merhamet gücünü haktan almaktır.

Her iyiliğin veya kötülüğün kendisine geri döndüğü bilincinde olma halidir.

Bir mazlumun ağlaması, merhametten yoksun bırakılması kelebek etkisi teorisinde olduğu gibi bir neden doğurur..

Bir kelebeğin kanat çırpması, dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.
(Edward N. Lorenz)

Merhamet insan tarafımızla kuvvetli bağ kurmak istemektir. O halde merhametten maraz doğmaz… Merhamet eden kendine merhamet eder.

Nuran Erez Turan

İnsanlığı Düşünmek

Önceki makale

Dünyanın Kasıklarında Dinmez Bir Adalet Ağrısı

Sonraki makale

Yazarın Diğer Yazıları

Yorum

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha Fazla Maneviyat