Yağmurların altında ıslanarak evine gitmek ve yağmur damlaları altında sırılsıklam olmak…
Evde pencereden yağmurları izlemek, yağmur aşkına düşmek ve her bir damlasında yeniden aşka düşmek.
Yağmur damlaları aldı götürdü onu ve yeniden getirdi bu eve. Yağmur deyince en güzel anılar gelir akla. Yağmur damlaları süzülürken anlattı seni bana.
Okyanusta yağmura yakalanmak, sular altında dans etmek… Peki ya ormanda yağmura yakalanmak ve arabaya doğru koşmak?
Yağmur çok şey anlatır bize. Bir pazartesi işe giderken yağar, bir salı günü işten gelirken yağar, bir çarşamba günü yemek yerken yağar, bir perşembe günü marketten gelirken yağar, bir cuma günü piknikte yağar, bir cumartesi günü tatile çıkınca yağar, bir pazar günü yatakta uyurken yağar.
Bir çadır kampında yağan yağmur da çok serinletici olabilir bazen. Yağmur her an yanımızda aslında. Bazen sağanak, bazen ise hafif yağmurlar bizi sevindiren damlalardır.
Her yağan yağmurda dışarı çıkıp ıslanmak ve şarkılar söyleyip yağmuru karşılamak da mutlu eder bizi.
Gece adında bir kedi sahibinin kucağında oturur yağmur yağarken.
Hülya ders başında dinler yağmuru sessizce.
Ahmet Bey ayakkabı tamircisidir ve dükkânda yakalanır yağmura.
Sevda Hanım bir hastasını tedavi ederken yağar yağmur.
Ey yağmur damlaları, var mı sizin gibisi bu dünyada?
Her canlının yağmuru beklemesi de farklıdır ve farklı kalacaktır.
O zaman haydi, yağmurun altında biraz dans edelim; hem de defalarca defa ve sarılalım yağmura doyasıya. Yağmur şarkıları bize ne anlatıyor, duyalım ve sonrasında yağmuru iyice çekelim ruhumuza.
YAĞMUR, SEN VE BEN
















