Seksen altı milyon nüfusu olup da futbola aşırı bağlı yaşayan bir ülke insanları olarak, 2002’de elde edilen Dünya üçüncülüğü sonrası tam bir hüsran yaşayan bir futbol ikliminden tam yirmi dört yıl sonra çıkabildik…
Önce uluslararası turnuvalardaki başarısız sonuçlar neticesinde alt grupları gördük. Zaman akıp giderken, ülkemizin çok çok altında insan kitlelerine sahip ülke futbolu ivme kazanırken, Türkiye olarak biz baş aşağı gitmeye başladık. Ne hoca değişiklikleri, ne federasyonlar ne de oluşturulan kadrolar kötü gidişi durdurabildi…
En son, Alman Stefan Kuntz’dan bayrağı devraldığında yıl 2023 idi…
Teknik direktör olarak ülkemize Adana Demirspor ile adım atan Vincenzo Montella, Süper Lig’in yeni takımı ile iyi işler yaptı diyebiliriz. Ancak, ülke futbolunu kötü yöneten yönetici profilinin kurbanlarından birinin de Güney’in köklü takımının olacağını kimse beklemiyordu. Adana Demirspor süreci onun Türk futbolunu ve iklimini tanımasına imkân verdi. Tıpkı bizim gibi sıcak kanlı ve heyecanlı İtalyan hoca, oynattığı futbol ve maç sonu demeçleri ile de dikkat çekerken, çalıştığı kulüpte meydana gelen idari ve ekonomik krizler nedeni ile 1 Eylül 2021 yılında göreve başladığı kulüpten 12 Haziran 2023 yılında ayrılırken, kendisini 31 Temmuz 2028 yılına kadar Milli Takım’ın başında olacağı imzayı atarak göreve geldi.
Teknik adamlık kariyerine 2009 yılında Roma altyapısında başlayan Montella, ülkesi dışında 2017 yılında İspanya’da Sevilla takımında görev yaptıktan sonraki ikinci durağı Türkiye idi…
Milli takımın başında ilk sınavını Hırvatistan karşısında veren hoca, uzun maratona 1-0’lık galibiyetle başladı…
Rumen teknik direktör (bu yazımı yazdığım zaman diliminden iki gün evvel vefat eden başarılı teknik adama Allah’tan rahmet diliyorum) Mircea Lucescu’nun temellerini attığı milli takım havuzunu koruyan bir prensibi takip eden İtalyan teknik direktör, önce milli takımı Uluslar Ligi’nde bir üst gruba taşımayı başarmış olmanın yanı sıra, oynattığı oyun ve duruşu ile Türk halkının çoğunluğundan destek buldu.
Arada oynadığımız Avrupa Şampiyonası’nda istenilen sonucu alamasak da, ülke spor medyası ve trollerin gönderilmesi konusunda yaptıkları haberler ve uyguladıkları baskıya boyun eğmeyen TFF, hiç alışık olmadığımız gibi hocanın devamı konusunda karar verdi…
Ligimizde, özellikle üst seviye takımlarımızdaki kritik mevkilerde çoğunlukla yabancı oyuncular oynadığı için zaman zaman kadro kalitesinde sorun yaşanmadı değil… Özellikle defans ve forvet hattımızda sıkıntılarımız oldukça fazla idi, ki hâlâ devam ediyor…
Ancak, dünya futbolunda nokta golcü sayısının her geçen gün azalmasının da bir sebebi var. Yani klasik 9 artık yok… Çünkü onu üreten ekosistem değişti. Bugünkü oyun artık forveti bitirici olarak tanımlamıyor, bir çözücü olarak tanımlıyor. Günümüzde artık 9, oyun içinde önemli bir bağlantı noktası olarak önümüze geliyor. Alan açacak, stoperi manipüle edecek, orta sahayı oyuna bağlayacak, presi başlatacak ve gol atacak, diyor futbol dünyamızın önemli teknik adamlarından sayın hocam Muhsin Ertuğral…
Durum böyleyken bile goller devam ediyor. İyi bir organizasyon, oyun planı ve yerleşim ile goller devam ediyor. Kenardan, iç koridordan, ikinci dalgadan, hatta üçüncü koşullardan geliyor…
Birinci bölge ve üçüncü bölgelerimizdeki bu eksikliğe rağmen, Dünya Kupası elemeleri grubumuza, dünya futbolunun bir numarası İspanya’nın ardından ikinci olarak play-off’a kaldık. Türk futbolu olarak belki de ilk defa bu kadar çok ve kaliteli oyuncumuzun Avrupa’nın üst seviye takımlarında yer almaları, bu dönemin en büyük şansı olarak Vincenzo Montella’nın elinde duruyordu.
Hem genç hem yetenekli oyuncularımız, oynadıkça kazandıkları tecrübeye rağmen oldukça stresli iki maç sonunda kazanarak 2026 yılında Amerika, Kanada ve Meksika’da mücadele edecek 48 ülke futbol takımı arasına adını yazdırmayı başardı.
Ülke futbol meraklıları ve sevenleri olarak, bu yaz başı Haziran ayının pek çok sabahını erken karşılamaya alışsak iyi olur. Çünkü ben bu milli takım futbolcu grubundan ümitliyim. Amerika, Paraguay ve Avustralya’nın olduğu gruptan çıkarak yukarıları zorlayacaklardır…
İyi futbol ile birlikte şans da yanlarında olsun… Bayrağımız en yüksekte dalgalansın… Kim istemez…


















