Vatan için yaşamak, vatanın terakki ve tealisine çalışmak da vatan için ölmek kadar şereflidir. (Gregory Petrov)
Vatan bir avuç topraktan ibaret değildir; vatan namustur, şereftir, sahip çıkmaktır, mahrem alanındır. Vatan, ona sahip çıkanların onuru ve gururudur. Vatan; geçmişindir, geleceğindir, çocukluğundur, kültüründür ve geleneğindir. Vatan, ait olduğun yerdir.
“Vatanını sevmeyen insan olmaz,
Olsa da ol şahısta vicdan olmaz.”
demiş şair Abbas Sehhet (tanınmış şair, oyun yazarı, çevirmen ve Azerbaycan romantizm akımının önemli temsilcilerinden biri).
Yani vatanını seveceksin; hem de vicdanla. Nerede olursan ol, namusunu koruyacaksın. Kirli ellerin ona uzanmasına izin vermeyeceksin. Eğer vatanın haince elinden alınmışsa, cesaretinle ve gururunla onun uğrunda mücadele edeceksin; hangi şart altında olursa olsun mücadeleden vazgeçmeyeceksin.
Çünkü vatan yalnızca sen değilsin. Vatan, ait olduğun yerde yaşayan herkesin ortak değeridir. Herkese aittir, herkesindir. Düşman sınırı geçtiğinde ilk ya da son olarak kimin kapısını kıracağının ne önemi vardır? Bazen kendimizi öylesine unutuyoruz ki aslında hepimizin bir bütün olduğunu gözden kaçırıyoruz.
Barışı istemeyen, adaleti gözetmeyen bir anlayışın sonu selamet olamaz. Yıllarca kendisine ait olmayana açgözlülükle el uzatanların, günü geldiğinde o eli kaynağından kesilir. Kısacası, ait olmadığın yerde olmayacaksın; çünkü ait olmadığın yer senin vatanın değildir.
Sahibi olmadığın bir toprağı soykırım yaparak arsızca sahiplenmeye kalkışmayacaksın. Çünkü bu hırs ve hırsızlık, sonunda kendi felaketine dönüşür. Soykırım, eninde sonunda onu yapanı da yok oluşa sürükler; yalnızca mağdurunu değil.


















