Hep var olma düşüncesi kimde yoktur ki? Çok sık duymuşuzdur, eseri veya bırakacağı izle yaşatılmak isteyenleri. Haksız da sayılmazlar hani. Unutulmaya, hiç yaşamamış gibi olmayı kim ister? Kimse katlanamaz tamamen yok olmaya. Bu dünya değilse de devam edeceği bir yer düşler herkes. İster “cennet” denilsin ister “reenkarnasyon” denilsin, bir var olma arzusu yatar içimizde.
Bu dünyada olmasa dahi anılmak ister kimi de. Ya bir eser bırakır ya heykelini diktirecek kadar büyük olur. Kimi de neslini tembihler; “Devrettiğim bayrağı taşı,” diye. Yine de devam etsin hayat ve içinde kendileriyle. Sevimsizdir çünkü yerine koca bir boşluk bırakmak. İnsanlar ölmekten değil de unutulmaktan daha çok korkar.
Sonsuz bir zaman içinde süzülmek varken kaymak istemez kimse yıldız misali. Hayat kimine göre bir düş olsa da bitsin istemez. Rüya da olunsa uyanmak istemez kimse. Hayattan alacağımız da bitmez, pişmanlığımız da. Hep bir yeni gün istenir. Güneşi selamlamak her canlının hakkı olduğu gibi bunun her gün olması istenir. İnsanı ürpertir bir daha uyanamamak. Umuttur insanı yaşatan ve artık umut edecek bir şeyin kalmamasıdır belki de soğuk gelen.
Her şeye rağmen yaşamak ve umut etmek gereklidir. Yarın için planlar, yıllar için planlar kurarak ve düşleyerek yaşar her canlı. İnsanlar bunları planlarken doğa bile yarınını düşünür. Yabani hayvanlar yiyeceklerinin bir kısmını saklarlar; mevsimlere göre aç kalma tehlikesiyle karşılaşırlarsa diye. Onlar bile yarın için ve yıllar için umutludur. Bitkiler bile kendilerine gerekli olandan fazla suyu kullanmaz. Yarın için midir, farklı bir izahı var mıdır bilinmez ama belki de umuttur; ilerisi için lazım olur diyedir. Kısaca her canlı yok olacak olsa da hepsinin içinde bir umut vardır.
Belki de her zaman bir sonsuzluk isteniz. Yarım kalan çay, yarım kalan yem, yarım kalan bir hayal kimsenin isteği olmasa da olur. O yüzden de her canlı bir iz bırakır ardından; bir miras bırakır ya da. Kimisi de ne için, ne uğruna yaşadığını bilmez ki en acısı da odur. Hayat amacı olmadan yaşanması en acınası durumdur.
Bilinci açık canlılar ise her zaman hem gelecek için yaşar hem de “sonsuzluk içinde” yaşamak ister.


















