Hayatın en sessiz fakat en belirleyici ilkesi ölçüdür. Bir yemeğin tuzu nasıl kararında olduğunda lezzetini ortaya çıkarıyorsa, insan ilişkileri de ancak sınırlarını koruyabildiğinde anlamını muhafaza eder. Aynı söz, yerinde söylendiğinde gönle dokunur; ölçüsünü kaybettiğinde ise incitir. Israr, ilgi olmaktan çıkar; samimiyet, sınır tanımadığında yorar. Aşırılık, hangi duygunun içine girerse girsin, zamanla onu kendi zıddına dönüştürür.
Modern insanın en büyük yanılgılarından biri, yakınlığı güvenle karıştırmasıdır. Oysa güven, ilk izlenimlerin değil, zamanın, tutarlılığın ve davranışların inşa ettiği sessiz bir değerdir. Bir insanı tanımakla ona güvenmek arasında uzun bir mesafe vardır. Bu mesafe, aceleyle geçildiğinde çoğu ilişki daha yolun başında yorulmaya başlar.
İlk karşılaşmalarda ortak noktalar bulmak zor değildir. İnsan, benzer acılar, benzer özlemler ve benzer eksiklikler üzerinden kolayca bağ kurabilir. Aynı şehirde büyümek, aynı kitabı sevmek ya da benzer hayal kırıklıkları yaşamış olmak, kısa süreli bir yakınlık hissi oluşturabilir. Ancak benzerlik, karakterlerin uyumlu olduğu anlamına gelmez. Ortak deneyimler bir sohbet başlatabilir; fakat dostluğu sürdüren şey, ortak değerlerdir.
Belki de bu yüzden günümüzde birçok ilişki çok hızlı başlıyor ve aynı hızla tükeniyor. İnsanlar birbirlerini tanımadan hayatlarının en mahrem sayfalarını açıyor, yılların emanetini birkaç saatlik sohbetlere sığdırıyor. Sonra hitaplar değişiyor; “canım”, “dostum”, “kardeşim” gibi kelimeler, henüz ağırlığını taşıyacak bir geçmiş oluşmadan kullanılmaya başlanıyor. Oysa kelimeler de emek ister. İçini zaman doldurmayan hiçbir hitap, gerçek bir yakınlık kuramaz.
Zaman ilerledikçe ilk heyecan yerini gündelik hayata bırakır. Ortak yönler azalır, farklılıklar görünür hâle gelir. İşte ilişkilerin gerçek sınavı da burada başlar. Çünkü dostluk, benzerliklerin değil, farklılıklara rağmen sürdürülebilen saygının adıdır. Birçok kırgınlığın temelinde kötü niyetten çok, erken kurulmuş yakınlıklar vardır. İnsan, tanımadığı birine ne kadar hızlı yaklaşırsa, uzaklaşırken o kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşar.
Hayata giren herkes aynı yere konulamaz. Her insanın hayatımızdaki karşılığı aynı değildir. Kimi yalnızca bir yol arkadaşıdır, kimi bir çalışma arkadaşı, kimi ise yıllar içinde sessizce dostluğa dönüşür. Bu ayrımı yapan şey hislerin coşkusu değil, zamanın kendisidir. Çünkü zaman, insanın söyleyemediğini davranışlarıyla görünür kılar.
Yeni insanlar tanımak hayatın doğal akışıdır fakat yenilik tek başına bir değer değildir. İnsan bazen yeni olanın heyecanına kapılarak yanında duranların kıymetini fark edemez. Oysa hayatı zenginleştiren, tanıdığımız insan sayısı fazlalığı yerine, koruyabildiğimiz güven ilişkileridir. Vefa, yeniliğin gölgesinde unutulduğunda insan yalnızca başkalarını değil, kendi geçmişini de kaybetmeye başlar.
Saygı da ölçünün ayrılmaz bir parçasıdır. Eşit olmak, herkesin aynı birikime, aynı tecrübeye ya da aynı sorumluluğa sahip olduğu anlamına gelmez. Bir öğretmeni, bir hekimi, bir ustayı veya ömrünü emeğine adamış bir insanı dikkatle dinlemek, kişilere ayrıcalık tanımak değil, birikime değer vermektir. Dinlemeyi bilen insan yalnızca bilgi edinmez, aynı zamanda kendi düşüncesini de olgunlaştırır.
Bugün en çok konuşulan, en az dinlenilen çağlardan birini yaşıyoruz. Herkes fikrini dile getiriyor, fakat çok az kişi anlamaya çalışıyor. Oysa düşünmek, konuşmaktan önce dinlemeyi gerektirir. İnsan, yalnızca sustuğu anlarda kendine yeni bir cümle kurabilir.
İnsan ilişkileri hızla kurulabilir fakat güven hiçbir zaman hızla inşa edilemez. Çünkü güven, söylenen sözlerden çok, zamana yayılan davranışların eseridir. Bu nedenle hayatın her alanında olduğu gibi dostlukta da belirleyici olan şey yakınlık değil, ölçüdür. Ölçü kaybolduğunda söz sertleşir, saygı zayıflar, güven kırılır ve ilişkiler taşıyamayacakları bir yükün altında yavaş yavaş dağılır. İnsan, çoğu zaman başkalarını değil, önce ölçüsünü kaybeder.
Yolunuz gül renginde, gül kokusunda olsun her daim…

















Kıymetli Yazar/Şair Amine Çalışkan hocam maşallah te bârekallah fevkalade güzel bir hususu işlemişsiniz yüreğinize sağlık saygılar