Şimdi hangi rüzgarın ardında salınayım,
Ne yana savurayım aklar düşmüş saçlarımı?
Kapkara gecelerde yolu aydınlatan gözlerimin
Işığı söndü, dön artık.
Vardığım yol gittiğime değsin,
Soldurduğun kokladığına,
Bir rüzgar essin, tenine değsin,
Kokun bahara eştir şimdi.
Dalganan deniz kıyıma vurdu,
Ben bihaber kayaya vurdum;
Ömrüm yarılandı, seheri buldum,
Şimdi bir balık yoldaşımdır benim.
Kaldırımları tanıdım, sokak lambaları altıda yanıyor,
Park az ötede, diğeri arka caddede;
Ama en çok senin kapındakinde yandım.
Söndürdüğüm yaktığıma değsin şimdi.
Vardığım, kaldığıma değsin şimdi.
Uzunca seneleri koydum sepete,
Ben kalmıştım benden geriye,
Kalbimde parça parça her milimine
Taşları serdim önüne, yolun açık ola şimdi.
Türkü dinlerim bağrı yanık,
Anamın göğsünde bağrım yanık;
Saçımın her teli aklar şimdi,
Gözyaşım zehir akar şimdi.
Senden adın kaldı geriye,
Şimdi hangi mezar taşını doğru okuyayım?
Miladı ömrümün bir garip takvim mi sayayım?
Vuslata kaç bahar kaldı şimdi?
















