Türk futbolunun en köklü ve tutkulu camialarından biri olan Bursaspor, tarihi boyunca sadece saha içindeki başarılarıyla değil, şehirle bütünleşen güçlü taraftar kültürüyle de adından söz ettiriyor.
2009-2010 sezonunda elde edilen o zamanki adıyla Turkcell Süper Lig şampiyonluğu, Anadolu futbolu için bir devrim niteliği taşırken; sonraki yıllarda yaşanan idari, mali ile sportif krizler ve kötü yönetimler kulübü alt liglere kadar sürükledi.
Ancak yeşil-beyazlı camia, düştüğü yerden kalkmasını da şehri birleştiren tarihi bir dayanışma hareketiyle başardı: “Yanındayım” kampanyası. Ve elbette bunun da mimarı Başkan Enes Çelik… Başkan Çelik yine, yeniden camianın yanında olmak isteyenleri bu tarihi fırsata çağırıyor.
Yeşil Beyazlıların adeta kronikleşen borç yükünü hafifletmek, transfer engelini kaldırmak ve kulübe sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek amacıyla başlatılan “Yanındayım” kampanyası, kısa sürede bir yardım çığlığının ötesine geçerek bir kent seferberliğine çığ gibi dönüştü.
Kampanyayı benzerlerinden ayıran en temel unsur, yalnızca bireysel bağışlara dayanmaması oldu. Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; kent yöneticileri, sanayiciler, iş insanları, sivil toplum kuruluşları, esnaf ve yediden yetmişe tüm Bursaspor sevdalıları tek bir hedef etrafında kenetlendi.
Bursa gibi sanayi ve ekonominin lokomotifi olan bir kentin, kendi en önemli markasına sahip çıkması, projenin başarısındaki en büyük faktör oldu. “Yanındayım” kampanyası, Bursaspor taraftarının yönetimlere karşı kaybettiği güven duygusunu yeniden tesis etti.
Katılımcılara sunulan şeffaf süreç yönetimi, toplanan fonların doğrudan transfer tahtasının açılmasına ve öncelikli mali krizlerin çözümüne aktarılması, kampanyaya olan inancı güçlendirdi. Kampanya sayesinde sağlanan sıcak para akışı, kulübün önündeki en büyük engellerden biri olan transfer tahtasının açılmasını mümkün kıldı. Çocuk harçlığını bağışlayan öğrencilerden, üretim payını kulübe aktaran fabrika sahiplerine kadar her kesim, Bursaspor’un geleceğinde pay ve gurur sahibi oldu.
Mali adımların saha sonuçlarına yansımasıyla birlikte Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu, Türk futbolunun en görkemli atmosferlerinden birine yeniden ev sahipliği yapmaya başladı.
Seyirci rekorlarının kırıldığı, 40 binin üzerinde taraftarın kapalı gişe maçlar izlediği bu dönem, kampanyanın kulübe sadece finansal değil, muazzam bir moral ve psikolojik güç kattığının da açık ispatı oldu. “Yanındayım” kampanyası, bir futbol kulübünün finansal darboğazdan çıkış hikayesinden çok daha fazlasıdır.
Bu hareket; aidiyet duygusunun, şehir kültürünün ve endüstriyel futbolun ruhsuzluğuna karşı duran gerçek bir camia dayanışmasının simgesidir. Bursaspor, “Yanındayım” diyerek kenetlenen binlerce sevdalısının omzunda eski şaşaalı günlerine doğru emin adımlarla yürümeye devam ediyor.
Daha ilk günlerden ulaşılan meblağlar katlanarak Bursaspor’un Süper Lig yürüyüşünün en büyük sembolü oldu.
















