Ben Adem idim,
Havva’sı olmayan dünyaya,
İndiğim andan diğer ana,
Yolculuğum tek olsaydı,
Başka hayata,
Yanıma Havva mı aldığım o unutulmaz ana.
O geldiğinden beri girdiğim onca sınava,
Yetmezmiş gibi onu kendi safımda,
Niceleri bilmeye çalıştı,
Nitelendi, sayılmazdı, bilinmezdi.
Olsaydı ölürdü.
Şayet ölselerdi yaşamaları kolay,
Şayet yemeselerdi yasaklı olanı,
Tüm insanlığın elim kaderi,
Her insanı, her sınavının her son baharı,
Yazıldı, çizildi, oynandı bizatihi.
Ben Adem idim,
Havvalı bir havada,
Solumaktan yetinmediğim işte o anda,
Bir başlangıcın ancak bitmenin sırasında,
Bir iken iki ettiğim kendimde,
Bir onun, bir benim,
Hem nasılsa doyamadan cenneti baki ye,
Ve nasıl da oluverdi dünyaya düştüğümüzde,
Başka yerli, başka kışta kalışımızda,
Aynı baharı kaybettiğimiz anda.
İşte tam bu anda,
Sen de ve ben de,
Bir Ademin Havva’sında,
Her kul kendi havasında,
Her kul kendi ipi ile boynunda,
Ya asılacaktı ya dolanacak,
Ya kaybedecekti,
Ya kazandığından hiç emin olmadan gidecekti.
Adem ile Havva

Bu İçeriği Paylaş
Şair
Yorum yapılmamış
Yorum yapılmamış
















