Dut Ağacı
Özlediğim dut ağacı, Dökülür inci gibi. Dağılır, ayaklarda ezilir, Karıncanın gözlerinde. Yaprakların sakladığı, Sulu, tatlı, yapışkan, Biraz küfürlü, Arka bahçedeki, Yan sokakdaki dut ağacı. Göğe ulaşmış bir dalı, Bulutlardan bakar.…
Bambu Ağacı ve Yükselişin Görünmeyen Tarafı
İçinde yaşadığımız çağ, her şeyin "hemen şimdi" ve "göz önünde" olmasını dayatan, hızı başarıyla, görünürlüğü ise var olmakla eş tutan amansız bir vitrin kültürü meydana getirdi. Tohumun toprağa düştüğü an…
Kaderin Sessiz Dili: Hayır ve Şer
İnsan, hayatın içindeyken çoğu zaman yaşadıklarının nedenini sorgular. Bazen bir kapının yüzüne kapanmasına üzülür, bazen de büyük bir sevinci sonsuza kadar sürecek zanneder. Oysa zaman, her olayın gerçek yüzünü yavaş…
Kadim Bilgelikte Sirius ve Gökyüzünün Dili
Kadim toplumlar için gökyüzü yalnızca yıldızlardan ibaret değildi; zamanı, yönü ve mevsimleri okumayı sağlayan ilahi bir rehberdi. Ayın döngüleri, mevsimlerin değişimi ve gökyüzündeki belirgin hareketler; yeni başlangıçların, ekim ve hasat…
Kendime Baba Diyorum Kime Ne?
Kendime baba diyorum, kime ne. Hiç öpmedi beni babam. Anlamadı oyunlarımı, titreyen sesimi. Yangında ilk kurtarılacaklardan da saymadı. Hevesimi hep çöpe attı, çocuk olamadım. Beni anlamadı, gözlerimi anlamadı. Nefesimden çığlıklar…
Yalanın İcadı
Hiç kimsenin yalan söylemediği bir dünya düşünün. Daha doğrusu, yalanın ne olduğunu kimsenin bilmediği ve herkesin birbirine karşı dürüst olduğu bir dünya olsaydı nasıl olurdu? Evet, nasıl olacağına dair bir…
Tutunmayı Bıraktığımız An
İnsan yaşamı boyunca tutunmayı öğrenir. Çocukken düşmemek için bir ele uzanır. İlk adımlarını birinin desteğiyle atar. Güvende hissetmenin yolunu bir şeye tutunmaktan geçtiğini düşünür. Yıllar sonra beden büyür ancak bu…
İnsan Kendini Tanımadan Hayatı Tanıyamaz
Hayat bize yürümeyi, konuşmayı, okumayı öğretir. Okullarda bilgi edinir, meslek sahibi olur, insanlarla iletişim kurmayı öğreniriz. Fakat çoğu zaman en önemli bilgiyi öğrenemeden yıllar geçer: Kendimizi tanımayı. İnsan kendini tanımadığında,…
Olağanüstü Olmadan İyi Olmak
Bir gün ansızın fark ederiz: Sandığımız kadar olağanüstü değiliz. Ne devrimci bir zekâya sahibiz, ne de tarihe kazınacak bir iz bırakacağız. Bu fark ediş ilk anda acı bir yenilgi gibi…























