Çiçekli bitkilerin en büyük ailelerinden biri olan Papatyagiller familyasındandır. Türkiye’de 50 kadar türü bulunan, İzmir papatyası, yabani papatya, beyaz papatya gibi isimlerle bilinen çiçektir. Pek çok farklı rengi vardır; mor, sarı, pembe, kırmızı, mavi gibi. 4000’den fazla çeşidi olmasına rağmen en tanınanı BEYAZ PAPATYA’dır. Enginarla da akraba olan papatya dünyanın her yerinde bulunur. En yaygınları; Alman papatyası, İngiliz papatyası, Kır papatyasıdır.
- Alman papatyası: En bilinen tıbbi papatyadır, sakinleştirici etkisi ile bilinir, tek yıllıktır.
- İngiliz papatyası: Minik yapılı, soğuğa dayanıklı, bahçelerde kullanılır.
- Kır papatyası: Doğada sık görülür, beyaz yapraklı çiçeği vardır.
- Gerbera: Güney Afrika kökenli, farklı renkte çiçekleri olan bir süs bitkisidir.
Papatya ilaç sanayii, kozmatik, eczacılıkta kullanılır. Özellikle mevsimsel alerjileri hafifletir.
Papatya çayı sindirim sorunlarından uyku düzensizliklerine kadar pek çok rahatsızlığa iyi gelir ama aşırı tüketiminde bazı yan etkilere, mide bulantısı, kusma, alerjik reaksiyonlar gibi, yol açabilir. Bazı ilaçlarla, kan sulandırıcı, sakinleştirici gibi, etkileşime girebilir. Günde 1-2 fincandan fazla içmemek gerekir.
Papatya genellikle saflık, masumiyet, sadakat ve sevgiyi simgeler. Huzur, neşe ve umudu temsil eder.
- Saflık ve masumiyet; beyaz yaprakları,
- Sadakat ve sevgi; seviyor-sevmiyor falını,
- Yeni başlangıçlar; doğanın uyanışını,
- Neşe ve mutluluk; sarısı yaşam enerjisini çağrıştırır,
- Huzur ve barış; doğal haliyle barış arzusu yansıtır.
Bazı türler polenlerini nemden korumak için gece çiçeklerini kapatır. Güneş alan yerlere dikilmeli, ilk olarak bol su verilmeli, sonra seyrek sulanmalı, solmuş çiçekleri koparılmalıdır. Tanrılarla ilişkilendirilen bir çiçek olan papatya, mitolojik hikayelere göre çiçeğin beyaz yaprakları Tanrıça Afrodit’in gözyaşları veya Tanrı Apollo’un güzelliklerini yansıttığı yarışma sonucu ortaya çıkmış.
Orta Çağ Avrupasında papatya, aşkın sembolü olmuştur. Seviyor-sevmiyor oyunu papatya yapraklarıyla oynanır. Papatya falı hikayesi, kelebek ile papatya arasındaki karşılıksız aşkı konu alır. Kelebek, kısa ömrünün sonunda karşılaşıp aşık olduğu papatyaya “Seni seviyorum.” der. Papatya ise sadece “Ben de.” diyebilir ve çok üzülen papatya bu acıyla yapraklarını “Seviyor.” diyerek tek tek koparır. Papatya falı, aşıkların sevgilileri için seviyor mu, sevmiyor mu diye papatya falı bakarak günümüze kadar ulaşmıştır.
PAPATYA
Bahar olsun da seyredin,
Nasıl süsler bayırları,
Zümrüt gibi çayırları,
Yüze gülen o pek narin,
Gelin yüzlü papatyalar,
Altın gözlü papatyalar.
….
dizeleriyle başlayan şiirde, şairimiz Tevfik Fikret papatyaları bize çok güzel tanıtır.
Fakat ne yazık ki eskisi kadar çok kırlarda papatya göremiyoruz.



















