FIFA Dünya Kupası ilk kez 1930 yılında Uruguay’da yapılarak bu günlere gelmiştir. Dünya savaşı sebebiyle 1942 ve 1946 yılları dışında her dört yılda bir düzenlenmektedir.
Turnuva, Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) üyesi ülkelerin erkek milli takımlarının katılımı ile yapılmaktadır.
Turnuva öncesi ülkelerin futbol takımları eleme aşaması müsabakaları oynarlar. FIFA üyesi 211 ülkenin takımları kıtalar ve gruplar halinde bu büyük turnuvaya katılabilmek için büyük mücadele vermektedirler.
Turnuvanın bir özelliği de turnuvaya ev sahipliği yapan ülke veya ülkelerin eleme oynamaksızın direkt olarak katılmasıdır.
Günümüze kadar düzenlenmiş olan 22 turnuvada 8 farklı takım şampiyonluğa ulaşmıştır. Her turnuvaya katılma başarısı Brezilya’ya aittir ve kupayı 5 kez ülkesine götüren tek takım olarak turnuvanın en başarılı takımı olmuştur.
Brezilya’yı 4’er kez şampiyonluk ile İtalya ve Almanya takip etmektedir. Arjantin 3 kez, Fransa ve Uruguay 2 kez şampiyon olurken, İngiltere ve İspanya ise birer kez ipi göğüsleyen ülkeler olmuşlardır.
Turnuvanın son şampiyonu ise Katar’da 3. kez şampiyon olan Arjantin’dir.
Bugüne kadar yapılan turnuvalar 32 takım ile yapılırken, bu defa Amerika, Meksika ve Kanada’da düzenlenmekte olan turnuva 48 ülke takımı ile düzenlenmektedir.
Türkiye olarak Dünya Kupası tarihinde 4. kez katılmaktadır. Ancak bir turnuvaya dönemin olumsuz şartlarından dolayı katılamamıştır. Hal böyle olunca fiili olarak 3. kez katılım sağlamış olmaktadır.
1950 yılında Brezilya’da düzenlenen FIFA Dünya Kupası’na dönemin ağır ekonomik krizleri ve masraflar nedeniyle turnuvadan çekilmek zorunda kalan Türkiye’nin turnuvada ki en büyük başarısı, 2002 yılında Güney Kore ve Japonya’da yapılan turnuvada elde ettiği 3.lük olmuştur.
Ve bugüne geldiğimizde, 24 yıl sonra Türk Milli Takımı olarak Dünya Kupası müsabakalarında yerini alan takımımız tüm futbolseverleri hayli ümitlendirmektedir.
İtalyan çalıştırıcı Vincenzo Montella yönetiminde başarılı eleme grup maçları oynayarak buralara gelen milli takım hem genç hem yetenekli ve genç yaşlarına rağmen özgüveni yüksek oyunculardan kuruludur. Türkiye ligleri ve Avrupa’nın çeşitli takımlarında oynayan futbolcu grubu, Montella yönetiminde enerjik olmanın yanında sistem oyununu sahaya yansıtarak sahanın her noktasına hükmetmesini bilmektedir.
Bununla birlikte İspanya, İngiltere, Almanya, Brezilya, Fransa, Arjantin gibi dünya futbolunun yıldızları ile sahada mücadele edecek ülke takımları arasından sıyrılıp final maçlarını görmek kolay değildir.
Ancak futbolda dün yoktur, oynanan gün ve zamanda sahada ortaya konulacak performans çok önem taşımaktadır.
Milli Takımımızda görülen başka özellikler de yok değildir.
Ofansif olarak büyük potansiyelimiz olduğu kadar, akan oyunda oyunun gidişatını kontrol sıkıntımız vardır. Pozisyon üretme sıkıntımız yok diyebiliriz. Bu takım bireysel yetenekleri ile ne lazımsa yapabilir. Kornerse korner, adam eksiltmek, defans arkasına sarkma, duran toplarda etkili olmak, topun arkasında dengeli kalmak…
Başarılı olan takımlarda olan özellikler bunlardır.
Milli Takımımızı yukarıda saydığımız takımların gerisinde bırakan en büyük sorun, çıkarken kaptırılan topların kalemizde oluşturacağı tehlikeler esnasında defans bloğumuzun tedirginliğidir.
Milli Takımımızın bir başka özelliği de tribünlerdeki taraftarlarımızın renkli ligi ve müsabakalara katkılarıdır.
Bugüne kadar gördük ki, “Milli takımımızın maçları hiç sakin geçmiyor.”
Bu turnuvada bizim için en önemli aksiyonlar şunlar olabilir:
- Duran toplar
- Savunma geçişleri
- Skor yönetimi
Çünkü takımda savunma disiplini ve kolektif oyun anlayışında sıkıntılarımız vardır.
Her şeye rağmen bu devasa organizasyonda yer almak çok ama çok önemlidir, çünkü;
“Futbol bir ülkenin, şehrin, ilçenin, dolayısı ile millet için en iyi tanıtımıdır.”
Umarız olumsuzlukların yerini akıl ve sakinlik ve en yüksek becerilerimiz ile başarılı olduğumuz bir Dünya Kupası yaşarız.
















